Deliver Us the Moon, ilk olarak karşımıza 2018 senesinde çıkmıştı. Bir sene sonra, 2019 içerisinde ise aynı oyun tekrar bir çıkış gerçekleştirdi ve oyunculara tam anlamıyla yüksek kaliteli bir bulmaca ve platform deneyimi sundu. Tabii bu çıkışlar sadece PC için geçerliydi. 2020 senesinde ise aynı oyun PlayStation 4 ve Xbox One için çıktı. Bir senelik sessizlik ardından, 2022 senesi içerisinde de aynı yapıtı PlayStation 5, Xbox Series X/S ve Google Stadia için gördük. Bu oyunun önceki çıkışlarını değerlendiremeyip, incelemesi ile karşınıza çıkamamıştık ama şimdi, yeni nesil versiyonlarını bir fırsat olarak gördük.
Her şeyden önce, bilmeyen oyuncular için Deliver Us the Moon oyununun hikayesinden ve temasından bahsetmek gerekiyor. Bu oyun, kıyamet sonrası bir dönemde, gelecekte geçiyor. Kıyamet geçmiş olsa bile tehlike hala mevcut ve insan ırkı tamamen bir son ile karşı karşıya. Bunun önüne geçebilmek için de bir astronot, Ay’a gönderiliyor. Bizler tabii ki bu astronotu kontrol ediyoruz ve görevimiz ise gezegenimizin enerji sorununu çözmek. Bunu yapabilmek için de Ay içerisinde farklı bir maceraya atılıyoruz, platform ögelerinin üstesinden gelmeye çalışıyoruz ve bolca farklı bulmaca çözüyoruz.
Deliver Us the Moon, yapmanız gereken aksiyonlara göre birinci şahıs ve üçüncü şahıs bakış açısından oynanıyor. Farklı bulmacalar, farklı bakış açıları gerektirdiği için böyle bir sistem kullanılıyor ve açıkçası oyuna da belli bir tazelik katıyor. Bu arada, oyun sadece bulmaca ve platform ögelerinden oluşuyor. Yani, Ay içerisinde öldürmeniz gereken uzaylılar veya canınızı tehlikeye atabilecek herhangi bir virüs bulunmuyor. Yine de bazı bulmacalarda ve platform ögelerinde başarısız olup, “Mission Failed” ekranını görebilmek de mümkün. Oyundaki her segment de farklı tipte platform ve bulmaca içerikleri sunuyor.
Deliver Us Mars isimli devam oyunu sadece birkaç hafta önce duyurulmuş iken şimdi Deliver Us the Moon, yeni nesil konsollar için çıktı ve ben de bu yapıtı PlayStation 5 konsolunda oynama ve inceleme imkanına sahip oldum. Yalnız, bu oyun birkaç senelik bir yaşa sahip olduğu için inceleme yazımın geri kalanında, oyunun yeni nesil versiyonuna özel olan yeniliklerden bahsetmek istiyorum. Bundan önce vermiş olduğum temel bilgilerden daha derine inmeyi düşünmüyorum oyun halihazırda eski olduğu için. Eğer dilerseniz şimdi bu yapıtın PlayStation 5 konsolundaki yeniliklerine hep birlikte bir göz atalım.

Deliver Us the Moon, her şeyden önce görselliğini iyileştiriyor
Deliver Us the Moon oyununu yeni nesil konsollarınızda başlattıktan sonra karşılaşacağınız ilk şey, performans ve grafik modu olacaktır. Performans modunda bu oyun, 2K/60 FPS olarak çalışıyor. Grafik modu ise aynı değerleri 4K/30 FPS yapıyor. Her iki modda da gerçek zamanlı ışın izleme teknolojisine dayanan gölgeler ve ışıklandırmalar bulunuyor. Ayrıca, oyunun temel görselliği de iyileştirilmiş olarak sunuluyor. Yani, hangi modu seçerseniz seçin, oyunun eski nesil sürümüne kıyasla daha iyi bir sonuç elde edebiliyorsunuz. Yenilenen bu görsellik sayesinde oyunun başarılı atmosferi, adeta bir seviye yukarıya çıkıyor.
Deliver Us the Moon oyununu grafik modunda çalıştırdığınız zaman temel görsellik biraz daha fazla detay kazanıyor ama artık 2022 senesinde 30 FPS değerindeki oyunları kabul etmek benim için oldukça zor, hatta imkansız. Bu yüzden, oyunun tamamını performans modunda, 60 FPS olarak deneyimledim. Bu modu aktif ettiğiniz zaman oyun oldukça stabil bir şekilde çalışıyor ve attığınız her adım çok daha tatmin edici bir hal alıyor. Ayrıca, aslında bu oyun PlayStation 4 Pro konsolunda da 60 FPS olarak oynanabiliyordu ama o modda bolca performans problemi mevcuttu. Yeni nesil konsollarda ise her şet biraz daha iyi.
Dediğim gibi Deliver Us the Moon, PlayStation 4 Pro konsolunda biraz sıkıntılıydı. PlayStation 5 konsolunda kesinlikle daha az sıkıntı var ama yine de kusursuz bir performans sunulmuyor. Yine zaman zaman 60 FPS, kendisini stabil bir şekilde sunamıyor. Yalnız, bunun karşılığında oyun, PlayStation 4 Pro versiyonuna kıyasla çok daha yüksek bir çözünürlük ve görsellik sunuyor. Yine de yeni nesil konsollardaki performans modunda mevcut olan çözünürlük, 2K yerine 1080p olarak tutulabilseydi, belki performans daha stabil olabilirdi. Peki, PlayStation 5 konsolunda daha fazla hangi avantajlar bulunuyor?
Tahmin edebileceğiniz gibi Deliver Us the Moon, PlayStation 5 konsolunda DualSense için bazı destekler de sunuyor. Kontrolcüdeki yenilenmiş titreşim özellikleri, tetiklerdeki baskı teknolojisi ve kontrolcünün üstündeki hoparlör aktif olarak kullanılıyor. Tabii ki tüm bunlar öyle çok etkileyici şeyler değil. Ayrıca, geçmiş oyunlarda da bu teknolojileri daha kaliteli, daha yaratıcı şekillerde kullanan çok video oyunu gördük. Yine de bu yapıt, bahsi geçen teknolojileri yeteri kadar güzel bir şekilde kullanıyor ve atmosferini, ekranın içinden çıkartıp, az olsa bile gerçek dünyaya aktarmayı başarabiliyor. Bundan da nefret edebilmek pek mümkün değil.

Neredeyse hiçbir yükleme ekranı bulunmuyor oyunun içinde
Deliver Us the Moon; görsellik, performans ve DualSense haricinde, PlayStation 5 konsolundaki yüksek güçlü SSD parçasını da oldukça etkili bir şekilde kullanıyor. Bu kullanım sayesinde oyun, sadece birkaç saniye içerisinde yükleniyor ve oyunculara neredeyse hiçbir şekilde yükleme ekranı izletmiyor. Bu sayede de oyunun dünyasından hiçbir zaman tam olarak kopmuyorsunuz. Yalnız, bu oyunun yeni nesil konsollardaki özellikleri biraz daha aktif ve/veya daha yaratıcı bir şekilde kullanmasını çok isterdim. Mesela, PlayStation 5 konsolundaki aktivite kartları ve DualSense kontrolcüsü desteği çok da parlak değil.
Daha önce söylemiştim, DualSense üzerindeki teknolojiler kullanılıyor ama bu kullanım hiç de yeterli değil. Tamam, hoparlörden çıkan sesler yeterince iyi ama onun haricindeki titreşim ve tetik özellikleri çok zayıf hissettiriyor. Mesela, sıfır yer çekimi bulunduran bir ortamda uçarken, sağa veya sola değdiğimiz zaman titreşimler alabilmeyi isterdim. Ayrıca, tetiklerin de biraz daha yaratıcı bir şekilde kullanılmasını isterdim. Bu hali ile Deliver Us the Moon, A noktasından B noktasına giderken biraz sessiz hissettiriyor. Yine de tüm bunların üzerine çok fazla gidebilmek mümkün değil; yeni nesil güncellemesi ücretsiz.
Evet, Deliver Us the Moon oyununa halihazırda PlayStation 4 konsolunda sahipseniz, PlayStation 5 konsoluna yükseltmeyi ücretsiz bir şekilde yapabiliyorsunuz. Oyuna hiç sahip değilseniz de zaten eski fiyattan oyunun iki nesil sürümü de tek bir paket olarak sunuluyor. Durum böyle olunca da oyunun ücretsiz bir yükseltme güncellemesinden çok fazla bir şey beklemek, en azından bana pek adil gelmiyor. Sanıyorum ki bu video oyunu serisinden net bir yeni nesil deneyimi elde edebilmek için Deliver Us Mars oyununu beklememiz gerekecek; şimdiki oyun sadece basit bir hazırlık adımı gibi görünüyor.
Deliver Us the Moon, bilim-kurgu temasını çok güzel bir şekilde işleyen, kesinlikle ortalama üstü, hatta hoş olarak değerlendirebileceğimiz bir platform ve bulmaca deneyimi sunuyor. Evet, bu oyun kendi türü için belki çok büyük bir giriş değil ve çok yenilikçi bir deneyim de sunmuyor ama en azından kalitesini de belli ediyor. Bu yüzden, türü de seviyorsanız, PlayStation 5 konsolunda bu yapıtı sizlere öneririm. Fiyatı da 200 TL civarında, bence uygun. Hatta, yenilenen PlayStation Plus hizmetinde oyun, kataloğun içerisinde yer alıyor. Yani, en azından “Ekstra” planına abone olursanız, bu oyunu hemen indirip, oynayabilirsiniz.