İsterseniz video oyunlarını, televizyon ve sinema dünyasına taşımaya çalışın; isterseniz de sinema ve televizyon ürünlerini, video oyunları dünyasına taşımaya çalışın… Her iki şekilde de genellikle alınan sonuç başarısız oluyor ki bunun örneğini zaten senelerdir görüyoruz. Sizler için bugün inceleyeceğim Narcos: Rise of the Cartels ise televizyon dünyasından, video oyunu dünyasına giriş yapmaya çalışan bir yapıt. Muhtemelen biliyorsunuzdur; bu video oyunu, Narcos markasının adını taşıyor üzerinde.

Narcos: Rise of the Cartels, Netflix programının izinden mi gidiyor?
Bugüne kadar Netflix platformundan 3 farklı sezon ile insanların karşısına çıkmış olan Narcos, temelinde bir gangster dizisi. Bu dizi ile Kolombiya bölgesine gidiyoruz ve o bölgedeki uyuşturucu satıcılarının ve mafyalarının gerçek hikayelerine tanıklık ediyoruz. Bu tip diziler pek benlik değil ama Narcos, yine de Netflix üzerinde bir sevgi ile karşılanmıştı. Bahsettiğimiz video oyunu da bu diziden uyarlanarak karşımıza çıkıyor ama bu oyun, dizisi kadar aksiyon dolu bir yapıt değil.
Narcos: Rise of the Cartels oyununun temelinde sıra tabanlı bir strateji sistemi yatıyor. Yani, bu oyunun en çok benzediği bir başka oyun markasının XCOM olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. 1980’lerde geçen bu video oyunu, aynı dizi gibi Kolombiya’da yer alıyor ve oyunda taraf seçebilmek mümkün oluyor. İstediğiniz tarafı seçin, anlatılan hikaye değişmiyor ve El Patrón’un yükselişini ve düşüşüne tanıklık ediyorsunuz bu strateji oyununda.
Narkotik veya kartel taraflarından herhangi birini seçerek başlayabileceğiniz bu video oyununda, sınıf tabanlı karakter rolleri bulunuyor. Yani, farklı farklı özelliklere sahip karakterler deneyimlenebiliyor. XCOM serisinin tam tersine, eğer bu video oyununu oynarken takımınızdan herhangi biri ölürse, onu geri canlandırabilmek mümkün olmuyor. Ayrıca, eğer takımınızın lideri ölürse, direkt olarak oyunu kaybetmiş sayılıyorsunuz. Yani, karşı takımla savaşmak haricinde, kendi liderinizi de korumanız gerekiyor.
XCOM serisindeki gibi bu video oyununda da sıra tabanlı olarak ilerliyorsunuz ve birisi ile çatışmak istediğiniz zaman oyun, kamerayı tepeden alıp, üçüncü şahıs bakış açısına koyuyor. Bu noktada, karakterinizin nereye ateş edebileceğini de seçebiliyorsunuz, manüel kontrolü de ele alabiliyorsunuz. Manüel kontrol, oyunun bu kısımlarına az da olsa bir dinamik oynanış katsa bile aslında temelinde oyunculara hiçbir şey sunmuyor; bu özelliğin niye eklendiğini, ne amaç sunduğunu merak ediyoruz.

Ne tip görevler yapıyoruz?
İnceleme yazımın başında strateji demiş olsam da aslında XCOM ile karşılaştırdığınız zaman bu oyunda stratejiye dair hiçbir şey bulunmuyor. Yalnız, bunun sebebini çok kolay bir şekilde tahmin edebiliyoruz: Oyun, Netflix platformundan gelen dizi seyircilerine kolay bir deneyim sunmak istiyor. O seyirciler, muhtemelen hayatlarında ilk defa video oyunu oynuyor ve o oyun deneyiminin de olabildiğince basit olması gerekiyor ki deneyimsiz insanlar da bu yapıtı deneyimleyebilsin.
Narcos: Rise of the Cartels oyununda her şey görev temelli. İlerleyebilmek için görev yapıyoruz, bir sonraki görevi açabilmek için yine görev yapıyoruz ve oyundaki yeni şeyleri açabilmek için de görev yapıyoruz. Bu noktada da görevlerin derin ve eğlenceli olduğunu düşünebilirsiniz ama kesinlikle öyle değil. Oyunda, temel birkaç görev tipi bulunuyor; bir rehineyi kurtarmak, eşya kaçırmak veya herkesi öldürmek gibi. Tüm bu görev tipleri, hiçbir zaman oyuna özel bir şey sunmuyor; sıkıcı oluyor.
Bu sıkıcı deneyime yapay zekanın da herhangi bir katkısı olmuyor. Oyundaki görevler sıkıcı, herhangi bir strateji yok; bu yüzden de gözünüz kapalı oynayabiliyorsunuz oyunu. Etrafı çok boş verirseniz, nadir olarak yapay zeka sizi yenebiliyor ama bu durum da hiçbir şeyi etkilemiyor; bir sonraki turda daha da agresif oynayıp, kaybettiğiniz tek şey olan zamanı geri kazanabiliyorsunuz. Yani, tamam kolay bir oyun yapılmaya çalışılmış ama bu oyunu yeni doğmuş bir bebek bile becerebilir seviyede.
Peki, bu oyunu oynanabilir kılan bir şey yok mu? Aslında var: Bölüm tasarımları ve farklı karakter sınıfları. Oyun her ne kadar çok kolay olsa ve size herhangi bir meydan okuma sunmuyor olsa bile farklı karakter sınıfları ile deneysel oyunlar oynamak, zevkli olabiliyor. Aynı şekilde, bölüm tasarımları da ilginç olduğu için her ne kadar oyunda herhangi bir gizlilik ögesi olmasa bile güzel bir deneyim yaşayabiliyorsunuz. Belki oyunun amacı biraz farklı olsaydı, başarılı bir deneyim sunulabilirdi.

Narcos: Rise of the Cartels, oynanabilecek bir oyun mu?
Tabii bir de görsellik var. Narcos: Rise of the Cartels, düşük bütçeli bir video oyunu ve ne yazık ki görsellik de oldukça düşük bütçeli bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bazı oyunlar vardır, grafik kalitesi genel anlamda düşük olduğu halde sanat yönetimi sayesinde kurtarır ama Narcos: Rise of the Cartels, ne yazık ki böyle bir video oyunu değil. Kendisi hem çok sıradan bir sanat yönetimine sahip, hem de ilgi çekmeyen ve kalitesiz bir görselliğe sahip. Yine de oyunun görselliği benim için çok dert olmadı.
Bu video oyununu 4K/HDR destekli bir televizyonda, PlayStation 4 Pro konsolum ile deneyimledim ve en azından performans, gayet tatmin edici şekilde stabildi. Ayrıca, oyunun bu stabil performansı da tahmin edebileceğiniz gibi 60 FPS idi. Açıkçası, 60 FPS haricinde herhangi bir değer seçilmiş olsaydı, böyle düşük grafikli bir video oyunu için 30 FPS değerini de dert edecektim. Performans haricinde, aynı görsellik gibi ses/müzik konusunda da bahsedecek herhangi bir güzel ögenin olmadığını söylemeliyim.
Konsollar ve PC için çıkışını gerçekleştirmiş olan bu oyun, her ne kadar PC tarafında uygun fiyatlara satılsa bile ben bu oyunu, öyle herkese öneremeyeceğim. Eğer strateji oyunlarını seviyorsanız, bu oyun sizi hemen sıkacaktır; oyunda stratejiye dair çok az şey bulunuyor. Eğer Narcos markasından hoşlanıyorsanız, muhtemelen birkaç saatliğine bu oyuna katlanabilirsiniz ama devamının geleceğini oek düşünmüyorum. Bu oyun, sadece ilk defa oyun oynayacak kişilere uygun gidecektir diye düşünüyorum.
Bunun sebebi ise tabii ki oyunun inanılmaz basit, sıradan ve kolay olması. Oyunda sizi etkileyebilecek tek şey, muhtemelen bölüm tasarımları olacaktır ama o da tek başına ne yazık ki çok fazla bir şey ifade etmiyor. Sanat yönetiminin başarısız olması da bence kaçırılmış olan büyük bir nokta; bu bölüm tasarımı ile hoş bir görsellik sunulsaydı, görsel deneyim için bu oyunu oynayabilirsiniz. Oyun, muhtemelen indirimlerde birkaç liraya düşecektir ve o zaman bu oyunu almayı düşünebilirsiniz.